Kategoriler

Diyarbakır Tütün

Diyarbakır Tütün

 

Merhaba Diyarbakırlılar  kapsamlı web sitemizden bir çok bilgi edinebilirsiniz detaylı bilgi için müşteri temsilcimize ulaşabilirsiniz veya direk sipariş için seçtiğiniz ürünleri sepete ekleyip alışverişinizi tamamlayabilirsiniz . Türkiye’nin en kaliteli tütünleri TEK TIKLA KAPINIZDA !

Güven Tütüncülük - Adıyaman Tütünü ve Çelikhan Tütününün dışında diğer tütün mamullerine de ulaşabileceğiniz web sitemiz : www.adiyamancelikhantutuncusu.com

Tüm Türkiye’ye Toptan ve perakende tütün gönderiyoruz peki bunu nasıl yapıyoruz ?

Sistemimiz çok meşakkatli ve uğraş isteyen bir iş ama sizin içinde bir okadar kolay . Öncelikle e-tütün sayfamızdan siz içiminize uygun tütünleri seçiyorsunuz ve sepetinize ekleyerek kolayca sipariş veriyorsunuz . Tütününüz hazırlanıp kargoya verildikten sonra ortalama 3-4 gün aralığında kapınıza ulaşıyor . Sizde ödeme yöntemini kendiniz belirliyorsunuz ister nakit isterseniz de kredi kartıyla ödeme yaparak ürünlere sahip olabiliyorsunuz .

 

Güven Tütüncülük tütünleri %100 doğal ve KATKISIZDIR .  Bu yüzden daha önce hiçbir tütünden alamadığınız tadı bizim tütünlerimizden alabilirsiniz. Tütün siparişi vermek için tek yapmanız gereken

 WEB SİTEMİZDEN VEYA 0546 622 2002 no’lu telefonu aramak. Kilosu 60 lira ile 140 lira arasında değişen tütünlerimizden sipariş verebilirsiniz.

Aynı zamanda toptan tütün satışlarımızda vardır. Tütün dükkanı işletmek isteyenlere her türlü tütün çeşidi ve tütün mamullerini sunuyoruz. Bati girişi yaparak üye olabilirsiniz .

 

Tütün  sektöründe bildiğiniz gibi tecrübemiz ve bilgimizle size en özel adıyaman ve çelikhan tütünlerini size güvenle gönderiyoruz . İsteyen kiloyla alıp tüketiyor isteyen toptan alıp daha uygun fiyat avantajıyla kar ediyor isteyen ise bu işi bizimle beraber yürütüyor ...Kargo kapınıza geldiğinde yapmanız gereken nakit veya kredi kartıyla ödemenizi yapıp ürünü teslim almak . Tütün kargoya verildikten sonra 3 iş günü içerisinde elinize ulaşmaktadır . Yapmanız gereken bizimle iletişime geçerek siparişinizi verebilir veya bilgi edinebilirsibiz . Aylık ve dönemlik kampanyalarımız için bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz .
Tütün hakkında her konuyu ''  BİLMENİZ GEREKENLER  ''kategorimizden takip edebilirsiniz .
Sitemizi inceleyip üye olursanız ise bülten aboneliğiyle müşterilerimize gönderdiğimiz bilgilendirme ve kampanya maillerini alabilirsiniz .
 

SOSYAL MEDYADA BİZİ TAKİP ETMEYİ UNUTMAYINIZ ;


Güven Tütüncülük Kurumsal Facebook Sayfamız     >  facebook.com/adiyamancelikhantutuncusucom


Güven Tütüncülük Kurumsal Twitter Sayfamız      >  twitter.com/celikhantutunu1


Güven Tütüncülük Kurumsal instagram Sayfamız    >  instagram.com/adiyamancelikhantutun/


Güven Tütüncülük Kurumsal google plus Sayfamız  >  plus.google.com/u/0/101056190324882283912


Güven Tütüncülük Kurumsal google mail Adresimiz > adiyamancelikhantutuncusu@gmail.com

Güven Tütüncülük 30 YILLIK TECRÜBEMİZLE HİZMETİNİZDEYİZ
MÜŞTERİ TEMSİLCİMİZ
05466222002

www.adiyamancelikhantutuncusu.com

Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu illerinden olan Diyarbakır, 9 bin yıllık geçmişiyle tarihi bir şehirdir. Bugüne kadar farklı isimlerle anılan şehre dönemsel olarak Amid, Kara Amid, Diyâr-i Bekr ve Diyarbekir denmiştir. Diyarbekir, zaman içinde Diyarbakır olarak yenilenerek, bugünlere gelinmiştir. Diyarbakır, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin orta kısmında, Elcezire’nin (Mezopotamya) kuzeyinde yer almaktadır. Doğuda Siirt ve Muş batıda Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya kuzeyde Elazığ ve Bingöl güneyde ise Mardin illeri bulunmaktadır.

Diyarbakır’ın ilçeleri; Çınar, Bismil, Dicle, Çermik, Çüngüş, Eğil, Ergani, Hani, Kocaköy, Hazro, Lice, Kulp, Silvan’dır. Diyarbakır Müzesi, Çayönü, Üçtepe, Hilal Mağarası, Hassuni Mağarası, Diyarbakır Surları, Malabadi Köprüsü, Nebi Cami, Ulu Cami, Safa Cami, Mart Thoma, Kırklar Kilisesi, Meryem Ana, Mart Pityon Kilisesi, Deliller Hanı ve Yeni Han kentin gezilecek yerleri arasındadır. Aynı şekilde Ziya Gökalp Müzesi de Diyarbakır’da bulunur. 1956 yılında müze haline getirilen evde Gökalp’e ait eşyalar, kitaplar ve mektuplar sergilenmektedir. Kuyumculuk, bakırcılık ve ipekçilik Diyarbakır’ın belli başlı el sanatları arasındadır. Köylerde ise halı, kilim ve el dokumacılığı yapılmaktadır. Diyarbakır mutfağı, binlerce yıl topraklarında birlikte yaşayan çok çeşitli halk kültürlerinin esintilerini taşır. Ağır yemeklerden oluşan Diyarbakır mutfağında içli köfte, kaburga dolması, sac tava, ciğer kebabı, meftune, lebeni, Nuriye tatlısı ve burma kadayıf en meşhur tatlarındandır. Diyarbakır, aynı zamanda karpuzun da anavatanı gibidir, en büyük karpuzlar Diyarbakır’da yetişir. Sert bir kara ikliminin egemen olduğu Diyarbakır’da yaz sıcaklıkları 40-50 dereceleri bulur. Buna karşılık kışlar Doğu Anadolu kadar çok soğuk geçmez. Tarihçe Diyarbakır tarihinin, önceleri M.Ö.3000 yılına kadar uzandığı bilinirken, son zamanlarda Çayönü kazıları ile yapılan araştırmalar sonucunda uygarlık geçmişinin M.Ö.7500 yıllarına kadar uzandığı belirlenmiştir. Diyarbakır ve çevresinde Hurriler, Mitanniler, Hititler, Asurlar, Medler, Persler, Büyük İskender, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Selçuklular ve Osmanlılar hüküm sürmüştür. Mezopotamya ile Anadolu medeniyetlerinin geçiş bölgesinde olan Diyarbakır’ın tarihi çok eski devirlere dayanmaktadır. Yontma taş ve Mezolitik devirlerde Diyarbakır ve çevresinde var olan mağaralardan burada yerleşim olduğu yapılan arkeolojik araştırmalar ile anlaşılmıştır. Eğil-Silvan yakınlarındaki Hassun Dicle Nehri ve kolları üzerinde Ergani yakınlarında Hilar mağaralarında bu çağdan kalma kalıntılar tespit edilmiştir. Şehrin, 65 kilometre kuzeybatısında Ergani ilçesi yakınlarında yer alan Çayönü Tepesi kazılarında, dünyanın en eski köyü bulunmuştur. Çayönü’ndeki insanlar zamanla göçebelikten yerleşik köy yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan besin üretimine geçmiştir. Şehrin kent merkezinde, MÖ 3000 Hitit ve Hurri-Mittani egemenliği yaşanmıştır. MÖ 1260 yılına kadar egemenliklerini sürdüren Hurri-Mitaniler’den sonra sırasıyla Asurlular, Aramiler, Urartular,İskitler, Medler, Persler, Makedonyalılar, Selevkoslar, Partlar, Ermeniler, Romalılar, Sasaniler, Bizanslılar, Emeviler, Abbasiler, Şeyhoğulları, Hamdaniler, Mervaniler, Selçuklular, İnaloğulları, Nisanoğulları, Artuklular, Eyyübiler, Moğollar, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar Diyarbakır’a egemen olmuşlardır.

diyarbakır merkez gezilecek yerler ile ilgili görsel sonucu

Diyabakır’da Gezilecek Yerler Diyarbakır Surları: Çin Seddi’nden sonra en uzun sur olması ile ünlenen Diyarbakır Surları 5.5 km uzunluğunda ve 7-8m yüksekliğindedir.16 kalesi ve 5 çıkış kapısı olan siyah bazalt surlar, kentin en ilgi çekici yeridir. Ortaçağ askeri mimarisinin muhteşem örneğini oluşturan bu surlar yazıtlar ve kabartmalarla dekore edilmiştir. M.Ö. 349 yılında Bizans İmparatoru Costantinus tarafından yenilenen surların yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir. Çayönü buluntuları: Diyarbakır’ın 65km kuzeybatısında Elazığ karayolu üzerinde Ergani ilçesinde bulunan Çayönü antik kenti cilalı taş devrine yani günümüzden yaklaşık 9000 yıl öncesine dayanmaktadır. Bu yerleşim yerinin ilk yerleşik hayata geçilen yerlerden biri olduğu saptanmıştır. Çayönü İlkel yerleşmesinde çıkartılan öğütme taşları, çakmak taşı, kemikten ve bakırdan yapılan çeşitli aletler Diyarbakır Arkeolojik Müzesi’nde sergilenmektedir. Köprüler : Malabadi Köprüsü: Silvan ilçesi yakınlarında Batman çayı üzerindedir. Dünyadaki taş köprüler içinde kemeri en geniş olanıdır. Cami ve Kiliseler : Tarihi ve mimari özellikleri ile muhteşem olan Ulu Cami, Nebi Cami ve Safa Cami Diyarbakır’ın en ünlü camilerdir. Selçuklu Sultanı Melik Şah tarafından yaptırılan Ulu Cami, orijinal dizaynı ve hem Bizans hem de daha eski mimari malzemeleri kullanması ile ilginç olup Türkiye’nin en eski camilerindendir. Diyarbakır’ın 77 km doğusunda, Silvan’da 1185 yılında yapılmış, zarif görünümlü Ulu Cami, kemer kapıları ifade eden ince taş kabartmaları ile görülmeye değerdir. Diyarbakır Cami ve Kiliseleri : Diyarbakır’ın önemli kiliseleri arasında Mart Thoma, Meryem Ana, Kırklar Kilisesi ve Mart Pityon Kilisesi sayılabilir. Meryem Ana Kilisesi, şehirde kalan az sayıdaki Süryani cemaati tarafından halen kullanılmaktadır. Ulu Cami (Merkez): İslam dünyasında beşinci Harem-i Şerif olarak bilinmektedir. Diyarbakır İslam ordularınca fethedildikten sonra, ildeki en büyük Hıristiyan tapınağı Mar-Tama kilisesi, M.S. 639 yılında camiye çevrilmiştir. 1091′de Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah zamanında tamir ettirilmiştir. 1115 tarihinde meydana gelen deprem ve yangında büyük hasar gören cami, 1240 yılında halkın yardımıyla onarılmıştır. Avlusundaki şadırvanları, çeşitli devirlere ait kitabeleri yönünden büyük değer taşıyan bu ilk İslam yapısı, kara taşlarla inşa edilmiştir. Anadolu’nun en eski camisi olan Ulu Cami, çevresindeki iki medrese ve diğer yapılarla anıtsal yapılar topluluğu olarak günümüzde de dikkat çekmektedir. Plan olarak 705-715 yıllarında inşa edilen Şam’daki Ümmiye ve Emevi camilerine benzemektedir. Behram Paşa Cami (Merkez): 13. Osmanlı Valisi Behram Paşa tarafından yaptırılan cami, Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerindendir. Caminin çok süslü minberi bir sanat harikasıdır. Şeyh Matar Cami (Merkez): Dört ayaklı minare ve cami, Akkoyunlu eseri olup 1500 yılında Sultan Kasım tarafından yaptırılmıştır. Minare yekpare taş sütun üzerinde dört köşeli olarak inşa edilmiştir. Sütunların üzerinde fırınlanmış ağaç kullanılması da minarenin özelliklerinden biridir. Bir inanışa göre yedi defa sütunların arasından geçenin dileği kabul edilirmiş. Safa Cami (Merkez): 1532 yılında yapılan cami, Akkoyunlu eseridir. Eskiden bir kılıf içinde muhafaza edildiği söylenen minaresi oldukça zariftir.

Meryem Ana Kilisesi (Merkez): VI. yy.dan kalma olup, zamanla birçok onarım görmüştür. Bizans devrinden kalma mihrabı, Roma biçimi kapısı ilgi çekicidir. Kilisede bazı azizlerin türbesi bulunmaktadır. Süryani Kadim Yakubi mezhebine ait olan kilisede bazı azizlerin tasvirleri bulunmaktadır. Hanlar, Kervansaraylar : Diyarbakır, Tarihi İpek Yolu’nun merkezlerinden olması sebebi ile önemli hanlara sahiptir. Deliller Hanı, Hasan Paşa, Çiftehan ve Yeni Han’da geçmişte olduğu gibi günümüzde de halı, kilim ve gümüş işleme satan dükkanlar bulunmaktadır. Kervansaray : Mimarisi ve iç yapısı ile görülmesi gereken yerlerden biri olan Kervansaray, bugün restore edilerek otel haline getirilmiştir. Alışveriş El sanatları, hasır bilezik, kiniş gerdanlık, gümüş işlemeli nalın ve çekmeceler kuyumcuların beğenilen ürünleridir. Köylerden el dokuması halı ve kilim üretimi yapılmaktadır. Ne Yenir ? Devasa boyutlardaki karpuzu ile tanınan Diyarbakır, yemek kültürü açısından da oldukça zengindir. Akşamın geç saatlerinde, tezgahlarda satılan cartlak kebabı olarak bilinen ciğer kebabı geleneksel yemekleri arasındadır. Diyarbakır’ın en ağır yemeklerinden olan kibebumbar, işkembe ve bağırsakların et, pirinç, nane, biber ve tuz karışımı ile pişirilir. Bunların yanında içli köfte, çiğ köfte, bulgur pilavı, kaburga, keşkek, Kibukudur, lebeni, tatlılardan ise burma kadayıf ve Nuriye tatlısı ünlüdür. Üzümden yapılan pestil ve sucuk, otlu peynir, örgü peynir, sumak çokça yenen diğer yiyeceklerdir. Yapmadan Ayrılma : Diyarbakır Surlarını gezmeden,Malabadi Köprüsünü görmeden,Eski Diyarbakır Evlerini görmeden,Cahit Sıtkı Tarancı ve Arkeoloji Müzelerini görmeden, Selim Amca’da kaburga yemeden, meyankökü içmeden,Diyarbakır hasırı almadan Dönmeyin. Sosyal Aktiviteler Diyarbakır ili son dönemlerde önemli atılımlara ev sahipliği yapmıştır. Bunların başında ise bölgenin önemli işadamlarından biri olan Cebeli Dinç’in temellerini attığı Dicle At Çiftliği gelmektedir. Bölgede bir ilk olması bakımından dikkatleri çekmektedir. Tesisin 2009’un ortalarında hizmete girmesi bekleniyor. El Sanatları Diyarbakır’ın el sanatları içerisinde kuyumculuk, ipekçilik, bakırcılık önde gelmektedir. Diyarbakır el sanatları, I. Dünya Savaşı’na kadar çok ilşeri bir düzeydeydi. Örneğin Konya’daki Mevlana türbesinin ikinci kapısı, Bağdat’taki İmam-ı Azam türbesinin altın ve gümüş işlemeli kapısı ile avize, şamdan ve kandilleri Diyarbakır’da yapılmıştır. Eskisi kadar olmamakla birlikte günümüzde önemini koruyan bu el sanatlarında hasır bilezik, kişmiş gerdanlık, gümüş işlemeli nalın ve çekmeceler Diyarbakır’ın kuyumcularının beğenilen ürünleri arasındadır. Köylerde el dokumacılığı ve halı, kilim üretimi de yapılmaktadır. Halk Oyunları Davul, zurna eşliğinde oynanan Diyarbakır oyunları yörenin aşk, ıstırap ve bazen de aşiretlerinin sosyal durumlarını konu alır. Oyunlardan bazıları; Delilo, Halay, Esmer, Çaçan, Tekayak, Çiftayak ve Çepik’tir. Bu oyunların kendilerine özgü özellikleri, ayrı figür ve hareketleri vardır. Mutfak Binlerce yıl Arap, Ermeni, Kürt, Süryani, Türk, Yahudi ve Zaza halklarının içiçe yaşadığı Diyarbakır’da, bu kültürlerin bileşiminden meydana gelen yemek kültürü bir hayli zengindir. Mutfağın temel malzemeleri kuzu eti, yöresel baharatlar (sumak, kişniş, karabiber vs.), pirinç, sakatat çeşitleri, tereyağı ve bulgurdur. Bu nedenle Diyarbakır mutfağı ağır yemeklerden oluşur. Diyarbakır lahmacunu ve kadayıfının yanı sıra peyniri ile de ünlüdür. En ünlü yemekleri kaburga dolması, içli köfte, sac tava, meftune ve ciğer kebabıdır.

Bu kategoride ürün bulunamadı.